KOÇO RESTAURANT-1928

MODA PARK LOKANTASI

HAKKIMIZDA


İçinde Kilise O
lan Meyhane…

 

‘Müsü Koço’nun yeri.
Moda Vapur İskelesi’nin hemen yanında bulunan ayazmanın üzerindeki bina 1934-35 yıllarında yıkılarak, yerine lokanta yapılmak üzere yeni bir bina inşa edilir. Ama ayazma aynen korunur, 1950 yılında onarımdan geçer. Ayazmanın üstündeki bina, ilk olarak Konstantinos Koço Korontos tarafından ‘‘Moda Park Lokantası’’ adıyla bir kır kahvesi olarak hizmete açılır. Adı bugün de Moda Park Lokantası olan mekan, hálá Koço olarak biliniyor. Çünkü sahibiyle ünlü; Mühürdar’da da bir gazinosu olan ‘‘Müsü’’ Koço, belli ki ününün çoğunu bazı günlerde ücret almadan servis yapmasına borçlu.

1954′te ölümüne kadar Moda Park Lokantası’nın işletmesini sürdürür Koço Bey. Ölümünden sonra lokantayı, çalışanlarından Gökçeadalı Atanaş Cano ile Stelyo Mavro devralır. 85 kişilik kapalı salona, 80 kişilik yarı açık bölüm daha eklenir, yani bahçeli bir lokanta olur Koço. Kapasite 250 kişiye çıkar. Cano ve Mavro’nun da 1980′lere kadar işlettiği ama artık yaşlandıklarından (İkisi’de 1994′te göçmüş bu dünyadan) servise yetişemedikleri lokantayı, 1985′ten bu yana, eski aşçılardan Şeref Yavuz, Hilmi Suna, Fahri Şeker ve Mustafa Yılmaz (Ö.1994) Varisleri işletiyor. Mal sahibi ise Osman MIRIZ ve Aldo Bey.

Dünyada tek

Dünyanın pek çok kentinde Aya Ekaterini’nin adını taşıyan kiliseler, ayazmalar var. Türkiye’de ise sadece bir tek Moda Burnu’ndaki Aya Ekaterini Ayazması bu adı taşıyor. Ayazma’nın değil Türkiye, belki de dünyada ‘‘tek’’ sayılmasını sağlayabilecek asıl özelliği ise bir meyhanenin ortasında olması! Gerçekten de bu Rum kilisesine girebilmek, mum dikebilmek, rahibin duasını dinleyebilmek için meyhanenin içinden geçmek gerekiyor. Ya da tam tersi, meyhanenin bahçe masalarına oturmak için ayazmanın yanından geçmek…

Moda Park Lokantası’nın kapısından girdiğinizde denizi her yanından görebileceğiniz camekanlı büyük salonda da oturabilirsiniz; diğer kapıdan çıkıp bahçeye de geçebilirsiniz. İşte o geçişte, tam sağınızda kalan birkaç basamaktan indiğinizde göreceksiniz ayazmayı.

Mikroskobik denebilecek boyutlarda ufak kilise olan Aya Ekaterini’ye demir bir kapıdan giriliyor. İki beton basamak indikten sonra sağa doğru birkaç basamak daha var. Kapının karşısındaki duvarda gümüş işlemeli bir Aya Ekaterini ikonası karşılıyor gelenleri.

Bu küçücük bir odadan oluşan kiliseye de başta Koço’nun müdavimleri gibi Modalılar gelirmiş. Şimdi ise sadece Moda’nın Rumları değil; üstelik sadece Hıristiyanlar değil; İstanbul’un pek çok yerinden, tüm dinlere mensup insanlar, hatta Müslümanlar da ziyaret ediyor Aya Ekaterini’yi. Hepsi de pazartesi günleri Metropolit kilisesinden gelen papazın okuduğu dualara amin diyor, mum dikip dilekte bulunuyor.

Bu insanlardan bir kısmının inandığı ve dilden dile aktardığı, ‘‘Aya Ekaterini sevdiğine kavuşamamış. Ruhu hala buralarda geziyor. Eğer sevgiliye kavuşmakla ilgili bir dilekte bulunursanız asla kabul olmaz. Ama Aya Ekaterini, işle parayla ilgili dileklerinizin hemen kabul edilmesini sağlar’ rivayetinin ise nereden kaynaklandığı bilinmiyor. 

Rakı, miron, ilahi…

Ayazma’ya eğer sabah saatlerinde giderseniz, öğle ve akşam için hazırlıklara başlamış Koço çalışanlarının soyduğu soğanları, patatesleri; ayıkladığı balıkları görerek geçeceksiniz salondan. Küçük de olsa, bir kilisenin hissettirebileceği herşeyi hissettirecek size. 

Eğer akşam saatlerinde meyhaneye giderseniz, kimbilir, belki de bir miron kokusu gelecek burnunuza; kulağınıza kilise ilahileri çalındığını sanacaksınız, güzel ve davasına inançlı bir kadın silüeti geçecek gözlerinizin önünden, Aya Ekaterini’yi anacaksınız. 

Denize karşı deniz ürünleri.. 

Moda Park Lokantası, kısa adıyla Koço, 1960′larda püreli rostosu, sosis sotesi, kaşarlı İtalyan makarnası ve şişiyle meşhurdu. O zamanlar çok rakıcı yoktu ortalıkta, yemekte bira ya da kırmızı şarap içilirdi. Bugün olduğu gibi, o zaman da ‘‘her kesimden’’ müşterisi vardı lokantanın; ‘‘en üst tabakadan en alt tabakaya kadar’’, çünkü fiyatlar ortalamaydı. 

Bugün bol bol rakının içildiği Koço’nun prensibi, mezelerin günlük olması. 15 civarında soğuk mezeyi, midye, ciğer, börek, kalamar ve karides güvecin başı çektiği ara sıcaklar izliyor.

 

2 Comments

Add a Comment
  1. Değerli işletmeci,

    Hedef kitlenizle sosyal medyada “elit” ve “özgün” bir sunuşla buluşmayı arzu ettiğinizi öngörebiliyorum..
    Blogumda başlatacağım “insanlar ve mekanlar” röportaj serisinde yer almak ister miydiniz?

    Günde 300 İstanbul elitinin okuduğu blogumun (birbaskaistanbul) linkini paylaşıyor, birlikte çalışmayı uygun bulursanız ayrıntıları görüşmek üzere haberlerinizi bekliyorum.

    Saygılarımla,
    Ayşe Gülay Hakyemez
    http://about.me/aysegulay.hakyemez
    birbaskaistanbul.blogspot.com
    532.4121836

    1. Bu mektup Koço’ya tarafımdan gönderilmemiştir… Lütfen yayından kaldırınız…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


beş × = 35

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

KOÇO RESTAURANT (MODAPARK LOKANTASI) - 1928 © 2013 Frontier Theme